SORU:Basınç
kontrollü bir sistem yaz ayları boyunca oldukça iyi çalışıyor.
Daha soğuk havaların başlamasıyla cihaz , yüke uygun soğutma yapamıyor.
Neden? Bu durumu düzeltmek için basınç kontrol elemanının yeniden
ayarı iyi bir yol mudur?
Bir
hava soğutmalı sistemin dış ünitesinin etrafındaki hava sıcaklığının
düşmesi, kondenser çıkış basıncını da azaltır. Bu düşüş kompresör
kapasitesinde artmaya neden olur. Kapasitedeki artış, kompresör-evaporatör
arasındaki dengeyi değiştirir. Diğer bir deyişle sıcaklık farkı
büyür. Bu büyüme, emiş basıncının normal çalışma basıncının altına
düşmesine sebep olur. Böylece kompresör, bu durumda çalışması
mümkünken alçak basınç otomatiği tarafından devreden çıkarılır.
Bu durumda basınç kontrol elemanını daha büyük sıcaklık farkında
çalışacak şekilde yeniden ayar ediniz veya öyle bir ortam oluşturun
ki, kondenser çıkış basıncı (head pressure) tüm yıl boyunca aynı
kalsın.
Daha
geniş bilgi için : Uygulamalı Soğutma Tekniği, Kondenser Yoğuşum
Basıncının Muhafazası.
SORU: Emiş ve sıvı hatları düz bir
çatı üzerinden geçen bir derin dondurucu havalar ısınıncaya kadar
oldukça iyi çalışıyor. Sıcak havalarla birlikte soğutması yetersizleşiyor.
Servis elemanı durumu araştırıyor ve emiş ve sıvı hatlarının her
ikisinin de çok iyi şekilde izole edilmesini öneriyor. Bu yapıldığında
derin dondurucu sıcaklığı -12 C'ye kadar düşüyor. Neden? Sıvı
ve emiş hatlarının sıcaklığındaki artış, sistemin çalışma etkinliğini
(operating efficiency) ne yönde etkiler?
Emiş
gazının sıcaklığındaki artış hacmini arttırır. Hacmin artması,
kompresör tarafından dakikada sirküle ettirilecek kg cinsinden
soğutucu akışkan miktarını azaltır. Daha az akışkanın sirküle
olması daha az soğutma demektir. Aynı zamanda genleşme valfine
giren sıvının sıcaklığının artması, flaş gaz miktarını artırır.
Bu ise sistemde dolaşan birim akışkanın soğutma etkisini düşürür.
Emiş gazı ve sıvı sıcaklıklarını pratik olarak en düşük düzeyde
tutmak için boru hatlarını izole etmek sistemin verimini arttıracaktır.
SORU:
Akış kontrol elemanı olarak kapileri kullanan bir sistem evaporatöre
kadar karlanmıştır. Gazı kısmen boşaltmak evaporatörün bir bölümünün
buzunun çözülmesine sebep olurken, emiş hattı, sistemin her çalışmaya
başlamasında hala karlanmaktadır. Ne yapılmalıdır? Sistemin her
çalışmaya başlamasında aşırı akışkan şarjı belirtileri göstermesine
rağmen, evaporatörün birkaç dakikalık çalışma sonrası akışkan
eksikliği belirtileri göstermesine sebep ne olabilir?
Bir
kapileri; kondenserdeki sıvı akışkanı, evaporatördeki buharlaşma
oranında en hızlı şekilde evaporatöre taşıyacak kapasitede olmalıdır.
Eğer değilse, evaporatördeki akışkan seviyesi düşük kalmasına
rağmen sıvı akışkan kondenserde yığılmaya başlayacaktır. Akışkan
eklemek daha fazla sıvının kondenserde yığılmasına sebep olur.
Bu durum kondenser çıkış basıncının, bir miktar daha akışkanın
evaporatöre itilmesine yetecek düzeye çıkmasına neden olur. Her
durumda, eklenen akışkan sistemin çalışmadığı dengelenme süresince
kapileri üzerinden alçak basınç tarafına akacaktır. Bu fazla akışkan,
sistemin tekrar çalışmaya başladığı birkaç dakika süresince fazla
şarj (overcharge) belirtisi gösterecektir. Ta ki, tıkalı ya da
düşük kapasitede seçilmiş kapileri, bu fazlalığın tekrar kondenserde
yığılmasına sebep olana kadar... Bu durumda kapileri temizlenmeli
veya değiştirilmelidir.
SORU:
Küçük bir su soğutucu sistem, bir süre durup tekrar çalıştığı
her deferde şiddetli vuruntu ve darbelere maruz kalmaktadır. Sistem
kontrol ediliyor ve TEV'nin biraz ilerisine, kompresör her durduğunda
kapanacak şekilde bir solenoid valf takılıyor. Bu problemi çözüyor.
Neden? Bir su soğutucusunda, durma periyodunda sıvı yürümesine
ve sonucunda kalkış esnasında vuruntuya neden olan faktörler nelerdir?
Kompresör
durduğunda, eğer evaporatör çıkışındaki emiş basıncı (dolayısıyla
o basınca denk sıcaklık) TEV kuyruğundaki sıcaklık kadar hızlı
artarsa TEV daima sıkıca kapanır. Bununla beraber, kuyruk sıcaklığı
daha hızlı artarsa, emiş basıncı+yay basıncı ikilisini yenerek
valfin açmasına neden olur. Bununla beraber emiş basıncı durma
periyodunda yükselmez ve kuyruk sıcaklığında artış kaydedilirse
valf yine açar.
Soğuk suyla dolu depo, emiş basıncının suyun sıcaklığından daha
fazla yükselmesini önler. O halde valf, sistem durduğunda açacaktır
ve kondenserden sistemin alçak basınç tarafına sıvı geçecektir.
Durma
periyodu süresince valfin kapatmadığı sistemlerde solenoid valf
kullanılabilir.
SORU:
R 22 kullanan gaz toplama (pump down) kontrollü bir iklimlendirme
sistemi sıvı hattı solenoid valfinin yandığı Temmuz ayına kadar
birkaç ay gayet iyi çalışıyor. Yeni bobin ertesi gün takılıyor.
Teknisyen, sistemi kontrol ediyor ve yalnızca bobinin değil, solenoid
valfin tamamının değişmesi gerektiğini söylüyor. Eski valf 200
MOPD değerine sahipken, öngörülen yeni valf en az 250 MOPD değerindedir.
Neden böyle oldu? Solenoid valf bünyesindeki basınç düşümü mevsimsel
değişmelerden neden etkilenir? Basınç düşümündeki artış neden
bobinin yanmasına sebep olur? MOPD=Maksimum işletme basınç farkı(Maximum
Operating Pressure Difference)
Alçak
basınç kontrolünün yaklaşık 35 PSIG'de kestiği bir pump down sistemi,
eğer kondenser çıkış basıncı yaz döneminde 235 PSIG'yi geçen bir
artış kaydederse solenoid valf üzerinde 200 PSIG'yi aşan bir basınç
farkı oluşacaktır.
Solenoid
bobinini, manyetik alan içindeki valf armatürünü kaldırmaktan
alıkoyan herhangi bir şey bobinin yanmasına yol açabilir. Aynı
sonuç valfin yapışık kalması veya düşük voltaj nedeniyle de meydana
gelebilir.
Solenoid
valfin, karşılaşabileceği herhangi bir basınç düşümüne karşı armatürü
kaldırabilecek kapasitede olmasına dikkat edin.
SORU: Bir çok bölgeli ve kapasite
kontrollü iklimlendirme sistemi, ılık havalarda bir ofisin hala
soğutulmaya ihtiyacı varken en düşük kapasitede çalışmaya başlıyor
ve sonrasında da duruyor. Eğer servis elemanı olsaydınız, problemi
çözmek için ne yapardınız? Bir direkt genleşmeli (DX) sistemin
düşük yük altında erken durmasını nasıl önleyebiliriz?
Kompresör
pratik olarak mümkün olabildiğince yüksüzleştirilmelidir. Emiş
hattında aşırı basınç düşmesini önlemek için bir sıcak gaz bypass
valfi yeterli miktarda basma gazını emişe iletmelidir.
Kompresör çıkışı ile evaporatör girişi arasına ve genleşme valfinden
önce bir sıcak gaz (HG) valfi yerleştirin. HG'nin ilerisine gaz
toplama (pump down) işleminde kapanmak üzere bir solenoid valf
monte edin. HG'yi yaklaşık 0 C emiş sıcaklığında açmaya başlayacak
şekilde ayarlayın.
SORU: Bir servis elemanı TEV'de
yalnızca üç temel problem kaynağı olduğunu söylüyor: kuyruk, valf
iğnesi ve yatağı ile kızgınlık(superheat) ayar yayı. Bu doğru
mudur?
Eğer valfi mekanik anlamda ele alacak olursak söylenen
doğrudur. Başka bir deyişle, eğer valf uygun boyutlandırılmışsa,
uygun besleniyorsa ve belirlenmiş nominal emiş basıncında çalışıyorsa;
valfin sebep olduğu problem, bahsedilen üç faktörden biriyle ilgili
olabilir. Çünkü bu üç eleman TEV'nin temel parçalarıdır.
SORU:
Servis elemanı bir TEV'yi soğutucu akışkan (refrigerant) tüpüne
bağlıyor, TEV çıkışına bir manometre takıyor ve kuyruğunu (bulb)
buzla dolu bir kaba daldırıyor. Böylece valfi kontrol ediyor ve
kızgınlığını ayarlıyor. Bu, uygun bir işlem midir?
Orta
sıcaklık değerlerinde çalışan valflerde sonuç verebilmesine karşın
uygun bir yöntem değildir. Akılda tutulması gereken şey, iklimlendirme
sistemlerinde kullanılan TEV'nin kızgınlık ayarı, düşük sıcaklık
uygulamalarında kullanılan valflerin ayarından oldukça farklıdır.
Bir
örnek vermek gerekirse;
İklimlendirme sistemlerinde kullanılan sıvı kuyruk şarjlı bir
R22 TEV'yi ele alalım. Bu valf 6 C kızgınlığa ayar edilmiş ve
5 C emiş sıcaklığında çalışıyor. Eğer emiş basıncı 5 C(70 PSIG)
ve kuyruk sıcaklığı
11 C(87 PSIG) ise, kızgınlık ayarı için kullanılan yay dengeyi
sağlamak amacıyla diyaframa 17 PSIG basınç uygulamalıdır. Ancak
eğer aynı valf -29 C(10 PSIG) emiş ve -23 C(17 PSIG) kuyruk sıcaklığı
değerlerinde çalışıyorsa (6 C kızgınlık için), bu durumda dengeyi
sağlamak için yalnızca 7 PSIG'lik bir yay kuvveti gerekecekti.
Bizim
durumumuzda, eğer bir genleşme valfi 44 PSIG(-6 C)'lik bir emiş
basıncı ve 57.5 PSIG (0 C)'lik kuyruk basıncı elde etmek için
ayar edilmişse, kuyruk basıncının 13.5 PSIG olması gerekirdi.
Bu durum, bir klima cihazına aşırı akışkan gelmesine, ancak bir
derin dondurucu kabin için ise tersine bir durum yaratacaktı.
Bu
nedenle yöntem, koşulsuz her valf için kullanılmak üzere güvenli
değildir.
SORU:
Bir önceki problemde bahsedilen teknik güvenilir değilse, o halde
bir TEV'yi kontrol ve ayar için tümüyle güvenilir bir sistem var
mı?
Atölyede
bir test cihazı geliştirilebilir. Bu cihazda valfi beslemek amacıyla
basınçlı hava ve kuyruk sıcaklığını regüle etmek için soğutulmuş
bir kap kullanılabilir. Hava basıncı 125 PSIG civarında olmalıdır.
Soğuk kap sıcaklığı bile AEV vasıtasıyla düzenlenmelidir. Basınçlı
hava, test edilecek valfin girişine bağlanmalıdır. valf girişine
bir manometre takılmalı ve aynı zamanda dıştan dengeleme bağlantısı
da buraya yapılmalıdır. Böylece kızgınlık değeri, kuyruk sıcaklığına
bağlı olarak arzu edilen çıkış basıncını elde etmek üzere ayarlanabilir.
(Örneğin, R22 genleşme valfi, kuyruk sıcaklığı -23 C, çıkış basıncı
9.5 PSIG, kızgınlık 5 C).
Ancak
kaçak yapan bir valf bu test sonucu yanlış ayara sebep olabilir.
Bunu önlemek için yüksek basınçlı hava ilk olarak valfin çıkışına
bağlanabilir. Eğer iğne yatağı iyi durumdaysa, kuyruk basıncına
eşit bir basınç uygulandığında valf sıkıca kapayacaktır. Valf
girişinden fazla miktarda hava çıkışı kaçak göstergesidir.(Bu
test, ortam sıcaklığındaki bir kuyrukla yapılmalıdır).
TEV'nin
basınç sınır karakteristiği de bu yolla test edilebilir. Ortam
sıcaklığında bir kuyruk ve genleşme valfi çıkışını besleyen hava
kaynağına bağlı bir basınç regülatörü kullanılarak hava basıncı
kademeli olarak yükseltilir. Hava, valf içinde ters akacak ve
basınç sınırına ulaşılınca aniden kapatacaktır.
Bu
testler genelleştirilmiş işlemlerdir. Kesin test işlemleri, bazı
valf üreticileri tarafından kendi özel değerleri kullanılarak
belirlenmiştir. Bu testler mümkün olan her yerde de kullanılabilir.
SORU:
Bir servis elemanı; TEV'nin, çoklu evaporatörlü sistemlerde tekli
sistemlere nazaran farklı çalışacağını söylüyor. Doğru mudur?
Doğru.
Tekli evaporatörlü sistemlerde tam ve sabit kızgınlık sağlanabilirken,
çoklu bağlantılarda her valf beslenmek için sırasını beklemek
zorundadır. Görülüyor ki, çoklu sistemlerde kuyruktaki kızgınlık
değeri sabit kalmak yerine, valf, beslenme sırasını beklerken
hayli yükselebilir.
Gerçekte
kuyruk sıcaklığı, cihazın ortam sıcaklığına kadar yükselecektir.
Kuyruk bu durumdayken TEV'ye akışkan ulaştığında, kuyruk istenen
sıcaklığa (diyelim ki, 6 C) düşecek ve tekrar yükselmeye başlayacaktır.
Çoklu
sistemlerde kızgınlık, her valf beslenirken ayar edilmelidir ve
bu ayar, hepsi aynı kızgınlığa ulaşıncaya kadar sürmelidir.
SORU:
Bir TEV, Kcal/h veya Btu/h cinsinden soğutma yükünü, verilen basınç
düşümünde karşılayacak tarzda seçilir. Basınç düşümü nasıl hesaplanır?
Kondenser,
resiver, sıvı hattı, filtre/kurutucu, gözetleme camı, distribütör,
evaporatör, emiş hattı, valfler, solenoidler ve diğer bağlantı
elemanlarında oluşan basınç düşümleri toplamını, normal çalışma
esnasındaki en yüksek emiş basıncına ekleyin ve bu değeri sistemin
normal çalışması esnasında karşılaşılabilecek en düşük kondenser
çıkış basıncından çıkartın.
SORU:
Servis elemanı önceki yıllarda monte ettiği bir sistemi kontrol
için gittiğinde, R22 ile çalışan sistemin kondenser çıkış basıncının
290 PSIG ve ortam sıcaklığının 37 C olduğunu görüyor. Sistem yeteri
kadar soğutmuyordu. Basma basıncı öncekinden çok yüksek olduğundan,
kompresörün kapasite kaybını iyileştirmek amacıyla genleşme valfini
bir üst kapasite değerine sahip yenisiyle değiştirmeye karar veriyor.
Bu durum sorunu çözer miydi?
Hayır.
Kondenser çıkış basıncının yükselmesi, her durumda genleşme valfinin
kapasite ihtiyacını arttıracaktır. Bu nedenle daha büyük genleşme
valfi, probleme çözüm yerine kendisine yeni problemler yaratacaktır.
SORU:
TEV kullanan bir sistemin başına aşağıdaki durumlarda neler gelir?
Eğer kızgınlık ayar yayı kırılırsa...
TEV'de
iki kuvvetimiz var. Valfi açmaya çalışan kuyruk basıncı ve kapamaya
çalışan evaporatör basıncı artı kızgınlık ayar yayı basıncı. Eğer
yay basıncı olmazsa valf açık kalacak ve kompresöre sıvı akışkan
girme tehlikesi doğacaktır.
SORU:
Kuyrukta mikroskobik boyutta kaçak olursa...
Sızıntı
az ise, kızgınlık kademeli olarak artabilir veya evaporatöre kademeli
olarak daha az akışkan gelir. Bu, ilk başlarda kızgınlık ayar
yayı gevşetilerek ortadan kaldırılabilir. Bu önlem şüphesiz geçicidir.
Yukarıdaki belirtilerin söz konusu olduğu bir durumda sistem tamamen
kontrol edilmeli sebep bulunmalıdır.
|